Ebedi Takvim






Seferihisar

24 Ocak 2012 Salı



Seferihisar, İzmir’in batısında yer alır. İl merkezine uzaklığı 47 km’dir. Kuzeyde Urla, Doğuda Menderes, batı ve güneyde Ege Denizi ile çevrilidir.
İlçenin yüz ölçümü 371 km2’dir. Doğanbey-Payamlı ve Ürkmez olmak üzere 2 beldesi ve 9 köyü bulunmaktadır.
2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı’na göre toplam nüfusu 34.761’tür. Bu nüfusun 17.526’sı merkezde, 17.235’i belde ve köylerde yaşamaktadır.
Seferihisar’da 20 İlköğretim Okulu, 4 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 4245 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda, 261 öğretmen görev yapmaktadır.
İlçede, sağlık hizmetleri , 4 Sağlık Ocağı, 1 Sağlık Evi tarafından verilmektedir.
Seferihisar ekonomisinde tarım ağırlığını korumaktadır. İlçe toprakları, zeytinlikler ve narenciye bahçeleriyle kaplıdır. Son yıllarda seracılık gelişme göstermektedir.
Seferihisar yöresi, Antikçağ’da önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Yöredeki en önemli ören yeri Teos’tur.
TEOS
Seferihisar İlçesine 5 km.uzaklıkta bulunan Sığacık Köyünün bir kilometre güneyindedir.Bazı tarihçilere göre MÖ.1000 yıllarında İon Kolonisi olarak kurulduğu söylenmektedir.Kurucusu Dionysos’un oğlu Athames olarak bilinir.Teos önce Pers yönetiminde kalmış,sonra Lidyalıların ve daha sonrada tekrar Perslerin yönetimine geçmiştir.İon yerleşimler ile birlikte Teos da daha sonra bağımsızlığını kazanmış,mimari alanda ve ticarette önemli bir yerleşim yeri haline gelmiştir. Bir ara MÖ.407-406 yıllarında Teos,Ispartalıların ellerine geçerse de MÖ.349 ’da tekrar bağımsızlığına kavuşur. Arkaik çağda 12 İon yerleşiminden biri olan ve diğer İon yerleşimler gibi kolonileri olan Teos’ta Hllenistik ve Roma Çağı eserleri bulunmaktadır.Bunların en önemliler arasında Dionysos Tapınağı,Agora,Tiyatro,Odeon,Surlar ve Liman kalıntılarıdır. Osmanlılar, Sığacık’ta 1522 yılında deniz üssü olarak kullanılan bir kale inşa etmişlerdir.Günümüzde kale kalıntılarını görmek mümkündür
M.Ö. 1050-1000 yıllarında kurulmuş Teos, 12 İon kentinden biridir. Yolun hemen kenarındaki Dionysos Tapınağı M.Ö. 2.yy. başlarında Priene’li Hermogenes tarafından inşa edilmiştir. Anadolu’da Dionysos adına yapılan tapınakların en büyüğüdür. Roma imparatorluğu döneminde sıkça onarılmış ama yine de depremlerden çok zarar görmüştür. Kuzeybatıda, 500 m. ilerde Hellenistik surlar, tiyatro, akropolis ve gymnasion yer almaktadır.
LEBEDOS
Kısık adı ile bilinen yarımada üzerinde kurulan kent, 12 İon kentinden biri olup M.Ö.7. yüzyılda kurulmuştur. Efes’ten zorla getirilen kişilerin yerleştirildiği bu antik kent, hiç bir zaman etkin bir yaşama ulaşamamıştır. Ancak tarihte kenti adına para basan “Polis”lerdendir. Antik kentten pek bir şey kalmamıştır. Limandaki Helenistik duvarlar Gymnasium ve arkasındaki tepenin yamaç ve üzerinde günümüze kadar varlığını koruyabilmiş tapınak terası ve konut kalıntılarına ait izler görülebilir.
Seferihisar, XIII. yüzyılda Selçukluların, XIV. yüzyılda Aydın oğulları ve Osmanlıların egemenliğinde kalmış, XV. yüzyılda bir süre Timur İmparatorluğu’nun yönetiminde kaldıktan sonra kesin olarak Osmanlı egemenliğine geçmiştir. İlçe ve çevresinde Selçuklular ve Osmanlılar tarafından yaptırılmış eserlerin başlıcaları Koçibey Mescidi, Gözsüzler Mescidi, Turabiye Camii, Sığacık Camii, Ağa Camii, Yeni Camii ve Hıdırlık Camii’dir.

Seferihisar Cumalı'da tarihi kaplıca

Cumalı Ilıcaları: Seferihisar ilçesinden 15 kilometre güneydoğusunda ve Kovacık köyü yakınında bulunmaktadır. Su özellikleri ise 54 ila 58 derece sıcaklıkta. Cumalı ılaca suyu karbonhidrat’ı bol ve zengindir. Cumalı ılıcasının suyu romatizma, deri hastalığı, üst solunum, kırık / çıkık, ve kadın hastalıklarının tedavilerinde oldukça etkilidir.

Sığacık


SIĞACIK
Seferihisar'ın 5 km batısında Sığacık körfezinde kuruludur.Tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra doğal bir liman konumundadır. 12 İon şehrinden biri olan Teos'a ev sahipliği yapan Sığacığın ismi 1521-1522 yıllarında kentin sığınak olarak kullanıldığı zamanlardan kalmadır. İon uygarlığına başkentlik yapan kent, bir dönem Efes ile yarışmıştır.
Seferihisar'ın batısında boylu boyunca mandalın bahçeleriyle çevrilmiş olan Sığacık ile merkez arasında tek engebe Taş dibi denilen tepedir. Sığacığın girişinde bizi masmavi denizi ile birlikte, Kanuni Sultan Süleyman zamanından kalma kalesi, birçok denizciye kucak açmış limanı ile iç içe girmiş lüks balık restaurantları, huzuru doyasıya yaşayacağımız ortamı ve büyük önder Atatürk'ün büstünün içinde bulunduğu meydanı karşılar.
Sığacık, eşsiz deniziyle yıllarca Ege'nin en lezzetli balıklarına,en usta balıkçılarına kucak açmış bir tatil yöresidir.Yat turizmine elverişli 45 kapasiteli yat limanının yanı sıra pek çok deniz sporlarının (sörf) yapılabildiği en uygun koylarımızdandır. Ak kum plajları, mütevazı tesisleri ile gün boyu faydalanabileceğiniz geniş bir koyda ziyaretçilerini ağırlar.
Sığacığın masallara konu olmuş denizinde Su altı doğa güzelliğini seyretmek ve dalış yapıp zıpkınla balık avlamak isteyen meraklılar için bölgedeki diğer koylara yat gezileri düzenlenmektedir.Sığacık Türkiye'nin en temiz ve en soğuk koylarından olan mavi bayraklı, mucizevi bir şekilde poyraz tutmayan ve dipten denize karışan tatlı kaynak suları sebebiyle diğer koylara oranla daha soğuk olan Ekmeksiz plajına ev sahipliği yapar.Koyun yamaçlarında çam ormanlarıyla kaplı kamping ve piknik alanları bulunur.
Pırıl pırıl bir denize ve güneşe sahip olan Sığacık'ta zamandan ve dünyadan habersiz kalabilmek için çok fazla şeye ihtiyacımız yoktur,çünkü bu bakir ve büyülü yer sizi tüm gerginliklerinizden ve sıkıntılardan habersizce uzak tutar.
Kış aylarında sımsıcak insanlarının yaşadığı Sığacık, tatil yöresi olarak yaz sezonunda pek çok yerli ve yabancı turiste kapılarını açar.Ne kadar yazarsak yazalım ,anlatırsak anlatalım cümlelerimiz bu doğa harikası için yetersiz kalır.


SIĞACIK İzmir'e 50 kilometre uzaklıkta sevimli mi sevimli,cana yakın eski bir balıkçı köyü.Yörenin cana yakını neyin nesi demeyin.Seferihisar'ın iskelesi olan Sığacık,sahilde limanı çevreleyen bir kalenin içine kurulmuş.Kıvrılarak giden daracık sokaklarda dolaşırken,özgün mimarisini koruyabilmiş pek çok eve rastlamak olası.Üstelik insanı da sıcacık.Sığacık'ın geri planı her türlü meyve ve sebzenin bolca yetiştiği doğal bir hal görünümünde.Yol boyunca dizili tezgahlarda,anında toplanmış salatalık,domates,patlıcan,biber...O kadar mı?Üzüm, kavun,karpuz her çeşit meyve
SEFERİHİSAR HAKKINDA BİR TANITIM YAZISI
SEFERİHİSAR : Türkiye’nin Sakin Şehir Başkenti 
Tarih 17 Haziran 2012, saat sabah 10:00. Yer İstanbul. İstikamet Türkiye’nin ilk Sakin Şehir Başkenti “Seferihisar”. İstanbul - Seferihisar arasında yaz döneminde (Mayıs-Eylül) Kamil Koç ve Metro Turizmin doğrudan seferleri var. Kış döneminde ise İzmir üzerinden aktarma yapılarak gidilebiliyor. Otobüsle gitmeyi düşünenler için güzergah şu şekilde oluyor. Eskihisar’dan feribotla Yalova’ya geçiş, buradan Bursa otogarı, Susurluk’ta yemek molası, Zeytindiyarı Akhisar’ı da görüp, en nihayetinde 18:30’da İzmir otogarına ayak basıyorsunuz. İzmir- Seferihisar arası manzarada, yollarda güzel. Yer yer çeşitli anıtlar görülüyor. Yolun alt tarafında yani deniz tarafında yeşillikler içinde yazlık evler insanı cezbediyor. Ve 19:20 sularında güzel Seferihisar’a varıyorsunuz. Otobüs sizi terminale gitmeden, 5 dakika geride bulunan yazıhanede indiriyor. İndiğiniz yerde sağ tarafınızda Teos, Sığacık yönünü gösteren bir tabela, sol tarafınızda ise çarşı merkezini gösteren bir tabela görüyorsunuz. Bir kaç dakika bekleyin, çarşı yönünden gelen Sığacık minübüsleri sizi alıp 20 dakikada, Sığacığa kadar götürüyorlar. Neden oraya gidelim derseniz, benim gördüğüm kadarıyla Sığacık şu an Seferihisar’ın en güzel ve popüler bölgesi, ve orada ilçede mevcut durumdaki tatil köylerinin en iyisi olan Club Resort Atlantis bulunmakta. Şahsen çok memnun kaldım, tavsiye edilir. Şimdi gelelim asıl konumuza, Seferihisar’ı anlatmaya… Nasıl bir yerdir, neler yapılır, Sakin Şehir (Citta Slow) olması nerden geliyor?
 Seferihisar Hakkında 
İzmir’in Sakin Şehir Başkenti (Cittaslow) Seferihisar, Ege mavisi ile berrak güneşin buluştuğu, uzun bir sahil şeridinde birbirinden güzel koylar ve doğal plajları içinde barındıran, M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan tarihsel zenginliğin yanı sıra, 375 kilometrekarelik dev bir mandalina bahçesini andıran, ölmeden önce görülmesi gereken yerler listenize alırsanız pişman olmayacağınız Ege’nin şirin bir ilçesidir. Seferihisar adının Romalı General Tysaferin’den geldiği, Selçuklulara kadar Tysaferin veya Tysaferinopolis olarak anıldığı, Anadolu’nun Türkleşmesi sırasında adına eklenen hisar kelimesiyle Tysaferinhisar’a dönüştügü sanılmaktadır. Yüzyıllar boyunca kullanılan bu ad, bugün Seferihisar olarak karşımızdadır. Evliya Çelebi 17. yy'da Seferihisar adının Sivrihisar olmasına rağmen burada hisar bulunmadığı, bağlar içinde yükselen kayaların hisara benzediğinden bahsetmekte 4 mahalle, bahçeli 1200 ev, hamam, 7 çeşme, çarşısında 20 dükkan bulunduğu kasabanın ürünlerinin bol, halkının zengin olduğu bir yer olarak tanımlamış, zeytin ve üzüm temel geçim kaynakları arasındadır diye nakletmiştir. Seferihisar ilk olarak 1084 yılında Selçuklu komutanı Emir Çakabey tarafından alınmış en son 1394 yılında Osmanlıların eline geçmiştir. Ayrıca,15. ve 16. yüzyıllarda Seferihisar’ın 6 km kuzeyinde bulunan Düzce köyündeki (Hereke) Kasım Çelebi Medresesi ve Camii ile bir ilim ve kültür ocağı idi. İlçe merkezinin 16 km doğusundaki Beyler köyünde bulunan Roma dönemi Su Kemeri dağdan su getirmek amacıyla yapılmıştı. Lebedos antik kentine 4 km uzaklıkta, Karakoç kaplıcalarına 1,5 km uzaklıkta Hellenistik döneme ait olduğu tahmin edilen bir tapınak ve hamam kalıntısı da vardır. Cumhuriyet döneminde kayda değer geçen bir olayda Kore Savaşları’na katılan Türk Kuvvetlerinin, ikinci kafileden itibaren, 1951-1960 yılları arasında on yıl, hazırlık eğitimini burada yaptıktan sonra sefere çıkmış olmalarıdır. 9 yıl boyunca giden tugayların ardında büyük kahramanlık hikayeleri ve 7 subay, 26 astsubay,658 er olmak üzere toplam 721 şehit kalır.
 SEFERİHİSAR’IN TARİHÇESİ TEOS: 
Seferihisar’ın Hıristiyanlığı İlk Kabul Eden En Eski Yerleşim Yeri 
 Tanrı anlamına gelen adıyla, bölgedeki en eski yerleşim yeridir. 12 İyon kentinden birisi olan Teos, Akalardan kaçan Giritliler tarafından kurulan Karyalıların bir kentidir. Ayrıca Hıristiyanlığı ilk kabul eden şehirlerdendir. Bir ara Teos'ta Beş Aziz birden oturmuş ve burası etkin bir din merkezi haline gelmiştir. Teos'un kuzey ve güneyinde iki limanı ve bir tepe üzerinde akropolü vardır. Sığacık kale surları altından denize girmiş bazı liman kalıntıları mevcuttur. Surların hemen yanında inşa edilen tapınak , Teos'un büyük tanrısı Dionysos için yapılmıştır. Günümüze çok az kalıntı kalmıştır. Dionysos şenliklerinin düzenlendiği bu kentte en önemli yapı olan tiyatro, kentin güneyindedir. Oturma yerleri (auditorium) bugüne ulaşmamıştır. Kent merkezinin kuzey doğusundaki büyük yıkıntı alan ise Gymnasion'dur. Burada bulunan yazıtlardan anlaşıldığına göre kız ve erkek öğrencilerin devam ettiği bu okulda üç öğretmen vardır. Tapınağın güneyinde günümüzde hala ayakta kalmış olan su deposu vardır. Teos'daki binalar sert kireç taşından yapılmıştır. Bu taşlar Seferihisar'dan 1.5 km kadar uzaklıkta bugünkü adı Taşdibi olan bir tepeden çıkarılmıştır. M.Ö. 17. yılında Roma İmparatoru Tiberyus'un devrinde Ege'de şiddetli depremler başladı. Bu depremler aralıklı olarak iki yüzyıl kadar sürdü. Bütün Ege şehirleri yardımlaşarak yıkılanları tamiri, yaralıları sarmaya çalıştılar ise de deprem üstün geldi. Şehirler yıkıldı, ahali deprem bölgesini terk etmeye mecbur kaldı. Teos bu sebeple harabe haline geldi. M.Ö. 2. yüzyıla ait pekçok Teos eseri Paris Müzesinden İzmir Arkeoloji Müzesine getirilmiştir. Tarihi eserlerin bolca bulunduğu bu yer, adeta bir rehber eşliğinde gezilecek kadar geniş bir alana yayılmıştır. Arkeolojik açıdan araştırılması gereken bölgelerimiz arasındadır.
Çıfıt kale adası
 MYONNESOS: Dionysos Sanatçılarının Yaşadığı Ada 

 Doğanbey körfezinden 1 km kadar kuzeyde bulunur. Günümüzde Çıfıt kale veya Sıçan Adası olarak bilinir. Tarihte “geniş bir tabandan piramit gibi yükselen ve karadan çok dar bir patikayla ulaşılan sarp bir kaya” olarak anlatılır. Bir zamanlar Dionysos sanatçılarının barındığı yer olarak da adı geçen adanın ana kara ile bağlantısı güneyde 25-30 cm su altında kalmış olan antik yol ile sağlanmaktadır.

 LEBEDOS: Dionysos Şenliklerinin Yeri
 Gümüldür –Ürkmez arasında günümüzde Kısık adı ile bilinen yarımada üzerinde bulunan kent, 12 İon kentinden biridir. Tarihteki en önemli olayı önce Teos, sonra da Efes’ten kovulan ve bir süre Myonnesos’da barınan Dionysos artistlerinin buraya yerleşmeleri ve her yıl Dionysos şerefine şenlik ve yarışmalar düzenlenmiş olmalarıdır.
 SIĞACIK : Mavi Bayraklı Bir Marina 
 Seferihisar'ın 5 km batısında Sığacık körfezinde kuruludur. Tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra doğal bir liman konumundadır. Sığacığın ismi 1521-1522 yıllarında kentin sığınak olarak kullanıldığı zamanlardan kalmadır. Sığacığın girişinde bizi masmavi deniz manzarası ile birlikte, Kanuni Sultan Süleyman zamanından kalma Sığacık kalesi, yat limanı, balık restaurantları, kocaman turuncu bir salyangoz figürü ve Atatürk büstünün içinde bulunduğu meydanı karşılar. Bu meydanda geceleri yerli halk tarafından pazarda kurulur. Sığacığın bir balıkçı barınağı ve 400 yat kapasiteli yat limanı vardır. Sığacıkta, sualtı doğa güzelliğini seyretmek ve dalış yapıp zıpkınla balık avlamak isteyen meraklılar için bölgedeki diğer koylara yat gezileri düzenlenmektedir. Türkiye'nin en temiz ve en soğuk koylarından olan mavi bayraklı, mucizevi bir şekilde poyraz tutmayan ve dipten denize karışan tatlı kaynak suları sebebiyle diğer koylara oranla daha soğuk olan Ekmeksiz plajına ev sahipliği yapan Sığacık’ta yamaçlarda çam ormanlarıyla kaplı camping ve piknik alanları da bulunur. Yeri gelmişken Sığacık kalesinden de kısaca bahsedelim. Geçmişi Selçuklular dönemine kadar uzanan kale şiddetli yer sarsıntılarıyla harap olunca önce Aydınoğulları daha sonra Osmanlılar tarafından tamir görmüştür Ege denizindeki önemli stratejik konumunun Kaptan-ı Derya Piri Reis tarafından fark edilmesiyle Kanuni Sultan Süleyman tarafından Palak Mustafa Paşaya Teos harabelerinden getirilen taşlar kullanılarak yaptırılmıştır Şimdiki hali 1521-1522 yıllarından kalmadır Önceleri "Sığla" olarak anılan kale savunma amacından çok deniz üssü olarak değerlendirilmiştir. Kale içindeki evler bitişik düzende olup, bazıları tek bazıları iki katlıdır. Evlerin çoğunluğu kerpiçtendir, büyük bölümünün içinde iç avlu bulunmaktadır, iki katlı evlerde cumbalar ve tahta panjurlar bulunmaktadır Evlerin içindeki merdivenler ve kapılar tamamen ahşaptır.

  Seferihisar’daki Mavi Bayraklı Plajlar 
Seferihisar’da 8 adet Mavi Bayraklı Plaj vardır. Doğanbey Havacılar Sitesi Önü , Akarca Plajı , İztur-Sertur Sitesi Önü , Tahsin Ar Tesisleri, Ömür Beldesi, Angora Beach Resort ,Ürkmez Sağlık Ocağı Plajı. Büyük Akkum Plajı ise Ege'nin en güzel plajlarından biridir. Tertemiz denizi ve beyaz kumsalı ile Sığacık'ta denize girmek ve su sporları yapmak için en ideal yerlerdendir. Özellikle rüzgar sörfü için çok uygun olan bölgede bu spora ilgi duyanlar için bir de rüzgar sörfü okulu bulunuyor.

Tarihi Eserler ve Sıcak Su Kaynakları: 
Seferihisar’da Görmeden Dönmeyin

Cami ve Mescitler: İlçe merkezinde Selçuklular ve Osmanlılardan kalma camiler bulunmaktadır. Bu camilerin hepsi çesitli tarihlerde onarım gördüklerinden günümüzde de ibadete açıktırlar Güdük Minare Cami (1767-1768), Hıdırlık Cami (1767-1768), Turabiye Cami (1197 yılında Selçuklular tarafından yapılmış (1783-1784) yıllarında Osmanlılar tarafından bakıma alınıp yeniden ibadete açılmıştır.), Ulu Cami (1816-1817) , Kasım Çelebi Cami (Düzce Köyü), Sığacık Cami ve Sığacık Mescidi


Hamamlar Medreseler: 
Merkez Hamamı , Sığacık Hamamı, Düzce Köyü Hamamı, Ulamış Köyü Hamamı, Kasım Çelebi Medresesi (Düzce Köyü)


Çeşme –Anıt-Su Kemeri-Illıcalar:
Şehitler Çeşmesi, Ulamış Köyü Şehitlik Anıtı, Su Kemeri (Beyler Köyü), Cumalı Ilıcaları (Kavakdere Köyü)


Tümülüsler: 
Tepecik Mahallesindeki Güneşlikent Tümülüsü, yaklaşık 20 m. yüksekliğinde, 80 m. çapındadır ve yoğun kaçak kazılara maruz kalmıştır. Ayrıca Hıdırlık Mahallesinde birbirine yakın konumlarda ikisi tescilli, sekizi tescilsiz, toplam 10 tümülüs yer almaktadır.

Antik Kent ve Sit Bölgeleri: 
Teos Antik Kenti, Lebedos Antik Kenti, Karaköse Harabeleri, Myonnesos Adası


Kaplıca ve Sıcak Su kaynakları: 
Karakoç ve Cumalı Kaplıcaları ile Uyuz, Ahmetçi Hamamları , Gelinboğan ve Hamamönü Ilıcası adı ile bilinen sıcak su kaynakları meşhurdur.


 Seferihisar'ın Kurtuluşu ve Çolak İbrahim Bey 
 15 Mayıs 1919 tarihine kadar Seferihisar’da yaklaşık %50 Rum, %50 yerli ve Mora göçmeni Türk ahali birlikte yaşamışlar, İzmir’in 15 Mayıs 1919 da Yunan işgaline uğramasıyla, işgal yılları başlamış, Harbiye’den yetişmiş Çolak İbrahim Bey, Mustafa Kemal Paşa’nın teklifini kabul ederek, maiyetindeki iki milis süvari alayı ile birlikte Kuvayı Milliye’ye katılmıştır. 11 Eylül 1922 de ilçe kurtarılmıştır. Çolak İbrahim Bey adı, Seferihisar’da eski Rum Mahallesi olan ve sonradan Rumeli göçmenlilerinin yerleştirildiği mahalleye verilmiştir. Bir tanesi Çolak İbrahim Bey Mahallesindeki parka, diğeri de Şehitler Çeşmesi karşısında olmak üzere 2 büstü dikilmiştir.

Atatürk’ün Seferihisar’ı Ziyareti :
Seferihisar için önemli tarihlerden biri de 11 Nisan 1934 de Mustafa Kemal Atatürk’ün ilçe merkezini ve Sığacık’ı ziyaretleridir. Atatürk ilçeye girmeden önce Sığacık’a geçmiş, sahilde incelemelerde bulunmuştur. Karşılaştığı Sığacık İlkokul öğretmeninden not defterini istemiş, harf devrimine rağmen öğretmenin not defterinin eski yazıyla yazılmış olduğunu görünce üzülmüştür. Sonra küçük öğrenci Mehmet İnce’ye sorular sorup, Seferihisar’a dönmüştür. Üzerinde yerli malı kumaştan golf elbise olan Atatürk, askeri gazinoda ağırlanıp, kahvesini içtikten sonra, halkı selamlayarak ilçeden ayrılmıştır.

Sakin Şehir & Yavaş Yemek (CITTASLOW & SLOW FOOD) Hareketi ve SEFERİHİSAR 
 Seferihisar’ın muazzam başarılı, vizyonu ve hayalleri büyük bir belediye başkanı var. İsmi Tunç SOYER. Göreve gelir gelmez Seferihisar için yaptığı en güzel yatırımlardan biri olan “Sakin Şehir” etiketini 2009 yılında Seferihisar’a kazandırmak oldu. Uluslararası bu birliğe Türkiye’den ilk üye Seferihisar olmuş ve başını çektiği bu hareket giderek yayılmaktadır. Mevcut durumda Türkiye’de Uluslararası CittaSlow hareketi tarafından üye kabul edilen 5 kent var: Seferihisar (İzmir), Gökçeada (Çanakkale), Akyaka (Muğla), Yenipazar (Aydın) ve Taraklı (Sakarya). Yapılan görüşmeler sonunda Kırklareli( Vize), Isparta(Yalvaç), Ordu( Perşembe), Van( Gevaş) ve Antalya( Kaş) ilçeleri önümüzdeki yıl “Cittaslow” olacaklar. Birliğin en büyük organizasyonu 2013 Haziran’ında dünyanın dört bir yanından 25 ülke, 150 belediye başkanı, Cittaslow yetkilileri ve gönüllülerinin katılımıyla Seferihisar’da gerçekleşecek. Cittaslow birliği nüfusu 50.000'nin altındaki kentlere hitap eden, onlara kendi gelenek, göreneklerini, kendi yemeklerini, kendi değerlerini koruyarak küresel sahnede yer alabilme imkanı sunuyor. Cittaslow; şehirlerin hangi alanlarda önemli ve özel olduklarını düşünmelerini ve bu özelliklerini korumak için strateji geliştirmelerini öngörüyor. Bir şehrin Cittaslow olması demek o şehrin dokusunun, renginin, müziğinin ve hikayesinin uyum içinde, şehir sakinlerinin ve ziyaret edenlerin zevk alabilecekleri bir hızda yaşanması demektir. Yerel zanaatları, tatları ve sanatları sadece eskilerin hatırlayabildiği kavramlar olmaktan çıkarmak için bunları çocuklarımızla ve misafirlerimizle paylaşmaktır. Bu hayatın tek amacının bir yerlere yetişmek olmadığını, içinde bulunan andan zevk alınması gerektiğini insanlara hatırlatmaktır. Cittaslow birliğinin en büyük amacı, sloganında da belirtildiği gibi, yaşamın kolay olduğu bir kent haline gelmesidir. Bunu başarmak için Cittaslow birliği tarafından 59 adet kriter belirlenmiştir. Çevre, altyapı, teknoloji, misafirperverlik, farkındalık ve Slow Food projelerine destek alt başlıkların toplanan bu kriterler birliğe girmek isteyen kentler tarafından gerçekleştirilmelidir. Çocukların ve çocukları üzerinden o toplumun tekrar üretimle daha önemlisi toprakla bağını koparmamak için okullarda sebze bahçeleri kurulması, tarihi mekanların tekrar insanlar tarafından kullanılabilmesi için restore edilmesi, restoranlarda yerel ürünlerin kullanılması gibi kriterlerin yarısından fazlasını gerçekleştiren şehirler Cittaslow sertifikasını kazanmaya hak kazanıyorlar.

 CITTASLOW Olmak SEFERİHİSAR’da Neleri Değiştirdi? 
 1-) Güneş enerjili bisiklet projesi, Alternatif enerji kaynaklı tramvay projesi, Biogaz tesisi projesi, Seferihisar-Doğanbey günübirlik kür merkezi ve konaklama üniteleri projesi.
2-) Sığacık kalesi surları restorasyon projeleri, TEOS antik kentteki kazıların tekrar başlatılması, hamamların iyileştirilmesi projesi.
3-) Ulaşım planlama projeleri.
 4-) Seferihisar Cittaslow gönüllüleri gurubu oluşturulması ve halkın desteğiyle kurullarda çeşitli çalışmaların yürütülmesi.
5-)Farklı boylarda ve tarzlarda reklam panoları yerine bir standart getirilmesi projesi.
6-)Eski belediye binasının her bir odası Seferihisar’ın köylerine tahsis edilmiş ve Eski Belediye Binası “Köy Pazarı” haline getirilmiştir. Ayrıca Sığacık Mahallesi Kale içinde yerel ürünlerin ve el işlerinin sergilendiği “Sığacık Üretici Pazarı” kurulmuştur. Ulamış Mahallesi’nde ve Doğanbey Köyü’nde, kadınların üretim alanında eğitim alabilmeleri ve üretimde bulunabilmeleri için Seferihisar Belediyesi “Kadın Emeği Evleri” açılmıştır.
 7-)Bisiklet yolları oluşturma, ücretsiz bisiklet kiralama projesi. Sığacık’ı Seferihisar’a bağlayan Kocaçay yolu bisiklet kullanımına uygun hale getirme çalışmaları.
 8-) Kent sakinlerinin ve ziyaretçilerin sosyalleşebilecekleri hayatın zevkine varabilecekleri mimari imkanlar ve yapılar oluşturma projesi. Bu alanların yayalara uygun hale getirilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla aydınlatılması ve Sakin Şehre uygun mobilyalarla donatılması projesi.
9-) Sığacık Kalesi’nin batı duvarında yer alan farklı yapıdaki gölgeliklerin sökülmesi, pergole uygulamasının yapılması projesi.
10-) Kahvelerde plastik sandalye kullanımının sona ermesi, uyumlu masalarla donatılması.
11-)Sığacık Kalesinin güney tarafında yer alan balık restoranlarının naylon gölgeliklerinin sökülüp, oturma alanlarının dükkanların arka tarafında yer alan dere kenarlarına alınması projesi. Çatıların sökülüp bütünleşik çatı uygulamasına geçilmesi.
12-) Gödence Köyü’nde tarım-turizmi ve ev pansiyonculuğunun başlatılması, mandalina entegre ve enginar entegre tesisinin kurulması, arıcılık faaliyetinin arttırılması projeleri.
13-) Çevre ve manzarayla uyumlu çöp kutularının tedarik edilmesi, çöplerin zamanında toplanması, çöp kamyonlarına araç takip sistemi yerleştirilmesi çalışmaları.
14-) Seferihisar’a özel bir çiçek olan ve ilgisizlik nedeniyle soyu tükenme aşamasına gelen “Kum Zambağı”nın koruma altına alınması projesi.
15-) Organik veya yerel topraklarda üretilmiş ürünlerin kullanılması ve restoranlar, okul kafeteryaları ve himaye altındaki yapılarda yerel geleneklerin muhafaza edilmesi, yerel üretimi korumak amaçlı “Köy Pazarı” ve “Sığacık Pazarı” kurularak bölge üretici ve tüketicisini bir araya getirme projesi.
16-)Seferihisar’ın kaybolmaya yüz tutan yerel yemeklerini korumak ve yaymak için, çeşitli yerlere “Sefertası Lokantaları” açma projesi.
17-)Seferihisar’da unutulan ve unutulmaya yüz tutan geleneklerin ve kültürel etkinliklerin tespit edilmesi için “75 Yaş yemeği” düzenlenmiştir. Yaşlılarla röportajlar yapılmış ve yerel el sanatları ve yerel yemeklerin taraması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar sözlü tarih kitabı altında toplanmaktadır.
18-) Ürkmez’deki eski belediye binası “Gençlik Merkezi” haline getirilmiş ve gençlerin kullanımına açılmıştır. 19-) Belediye hizmetleri “e-belediye” çalışmasıyla internet üzerinden vatandaşa ulaşmaya başlamıştır.
20-) Okullarda öğrencilerin kendi sebze ve meyvelerini yetiştirmeleri ve sağlıklı beslenme konusunda bilgilenmeleri için “Okullarda Sebze Bahçeleri” kurulmuştur.
 21-) Seferihisar’ı yaya ve bisikletle gezebilecek güzergahlar ortaya çıkarılmıştır. Spor ve kültür amaçlı bu yolların kullanılmasının özendirilmesi çalışmalarının yapılması faaliyetleri sürdürülmektedir.
22-) 5 Şubat 2011 günü Türkiye’deki Slow Food ve Cittaslow tarihinde önemli bir gündü. Seferihisar’da o gün gerçekleşen Tohum Takası Şenliği’nde Ege köylüleri, yanlarında getirdikleri tohumları binlerce yıldır yapıldığı gibi takas etti. Böylece yerli tohumlar yaşamaya devam ediyor.
23-) Slow Food Hareketi’nin 2009 yılındaki Terra Madre gününde, etkinlik merkezlerinden biride, ülkemizin ilk Cittaslow şehri Seferihisar olmuştu. Daha sonra Slow Food Teos Birliğinide oluşturacak olan Seferihisar Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerinin hazırladığı tatlı tarhana çorbası, loklok, samsades, ekmek dolması, oklavadan sıyırma, çalkama, yuvalama, nohutlu mantı, peygamber balıklı pilav, kopez kızartması, çekme makarna, kuzu dolması, ve balıklama gibi yerel yemekler bir şölenle Seferihisarlılara sunuldu.
24-) VosVos arabalarla, “VosTeos" Festivalinin yapılması.
25-) Yaratıcı Yazarlık Okulu. (Oxford ve New York Üniversiteleri'nde Yaratıcı Yazarlık ve Modern Türk Edebiyatı eğitimleri veren Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Demir başkanlığında dünyaca ünlü yazarların eğitim vereceği bir okul açılacaktır. Dünyaca ünlü yazarlar belirli dönemlerde Seferihisar'a gelerek eserlerinin bir bölümünü yazacaklar. Misafir akademisyen olarak yaratıcı yazar adaylarına eğitim verecekler. Yıl boyunca eğitim verecek olan bu okul İngilizce ve Türkçe öğretim yapacak. Merkezdeki eğitimin bir kaç yıl sonra diplomalı bir sisteme dönüştürülmesi planlanıyor. Yaratıcı yazarlık okulunda, dizi, senaryo, film ve roman yazarlığı eğitimleri verilecek ve bu okul dünyadaki tüm öğrencilere hizmet edecektir.)
 26-) Yazar Evi projesi. ( Eserlerini yazmak isteyen yazarlar konuk edilecek. Kitaplarının önsözünde bu kitap Seferihisar’da yazılmıştır diye belirtmeleri beklenecektir.)
 27-) Mavi Bayraklı Sahiller projesi.
 28-) Geleneksel Mandalina Şenliği Festivali. Seferihisar, misafirperverliği, doğal güzellikleri, denizi, güneşi, rüzgarı, tarihi dokusuyla sizleri bekliyor. Yolunuz bir gün Ege’ye düşerse mutlaka Seferihisar’a uğramadan geçmeyin. Bir başka “Sakin Kent” yazımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın… -

YAZAN : GÜLŞAH CENGİZ
BİLGİSAYAR ÖĞRETMENİ İSTANBUL
gulsahcengiz@hotmail.com.tr

27.07.2012


Cittaslow
İtalyanca Citta (Şehir) ve İngilizce Slow (Yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow Sakin Şehir anlamında kullanılmaktadır. Cittaslow Ağı, küreselleşmenin şehirlerin dokusunu, sakinlerini ve yaşam tarzını standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek için Slow Food hareketinden ortaya çıkmış bir kentler birliğidir. Küreselleşmenin yarattığı homojen mekanlardan biri olmak istemeyen, ye­rel kimliğini ve özelliklerini koruyarak dünya sahnesinde yer almak isteyen kasabaların ve kentlerin katıldığı bir birliktir.
  
Cittaslow Nedir?
Şehirlerin hangi alanlarda önemli ve özel olduklarını düşünmeleri ve bu özelliklerini korumak için strateji geliştirmeleridir. Şehrin dokusunun, renginin, müziğinin ve hikayesinin uyum içinde, şehir sakinlerinin ve ziyaret edenlerin zevk alabilecekleri bir hızda yaşanmasıdır. Yerel zanaatları, tatları ve sanatları sadece eskilerin hatırlayabildiği kavramlar olmaktan çıkarmak için bunları çocuklarımızla ve misafirleri­mizle paylaşmaktır. İnsanların kendi sağlıklarını ön planda tutmalarıdır. Bunu gerçekleştirmek için, hava, gürültü, ışık ve elektromanyetik kirliliklerin sürekli kontrol edilmesi ve sağlığı tehdit et­meyecek boyutta tutulmasıdır. Çöp toplama saatlerinden ilaçlamaya kadar birçok konuda önlem almak ve uygulamaktır. Yerel üreticileri desteklemek ve onların ürünlerini satabilecekleri satış merkezleri oluşturmaktır. Çevreye ve insana zararlı olmayan al­ternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesidir. Belki de en önemlisi bir şehrin, dünyada binlerce birbirinin aynı şehirden kendini farklılaştırmasıdır.

Cittaslow Birliği: Yaşamın Kolay Olduğu Kentlerin Uluslararası Ağı
Cittaslow hareketi 1999 yılında Greve in Chianti'nin eski belediye başkanı Paolo Saturnini'nin vizyonu doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Paolo Saturnini yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla kentlerin kendilerini değerlendirmelerini ve farklı bir kalkınma modeli ortaya koymaları fikrini ulusal boyuta taşımıştır. İdealleri kısa zamanda Bra (Francesco Guida), Orvieto (Stefano Cimicchi) ve Positano (Domenico Marrone) belediye başkanları ve Slow Food başkanı Carlo Petrini tarafından benimsenmiştir. Günümüzde 19 ülkede 129 üyeye yayılan Cittaslow hareketinin amacı Slow Food felsefesini kentsel boyuta taşımaktır.
  

0 yorum:

Yorum Gönder

 
 
 
Slayt (İZMİR RESİMLERİ)

İzmir haritası


taksi durakları

İZMİR TAKSİ DURAKLARI A B C Ç E
F G H I J
TELEFON NUMARALARIK L M N O
Aranan semtin ilk baş harfini işaretleÖ P R S Ş
BUL tıklatınT U Ü V Y
Z
İZMİR Alan kodu 232