Ebedi Takvim






Menemen

21 Ocak 2012 Cumartesi


Menemen

Menemen'in kuruluşunun milattan önceye dayanmakla birlikte kesin bir tarih saptanmış değildir. İlçenin M.Ö. 1000 yıllarında Eoliyenlerle İonyalıların hudutlarını oluşturan bugünkü Yahşelli Köyü civarında kurulduğu, M.Ö. 263-241 yılları arasında da Asarlık Köyü civarına nakledildiği söylenmektedir. 
        M.Ö. 78 yıllarında İonyalılar buraya gelip yerleşmişlerdir. 300 yıl kadar Lidyalılarda kalan Menemen, Sart Savaşında Lidya Kralı Krezüs'ün, Keyhüsrev'e yenilmesiyle (M.Ö. 503) İranlılara geçmiştir. 72 yıl İranlılarda kalan Menemen Makedonya Kralı Büyük İskender'in İran Hükümdarlarından 3. Dara'yı yenmesi ile tekrar eski Yunanlıların eline geçmiştir. (M.Ö.331) Menemen Büyük İskender'in ölümünden sonra Bergama Krallığına, daha sonra da Romalılara geçmiştir. (M.Ö. 191) 
        M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölününce, Menemen Doğu Roma İmparatorluğu'nda kalmıştır. M.S. 1084 yılında Selçukluların eline geçmiş, haçlı seferine rastlayan bu tarihlerde Menemen ve çevresi birkaç kez el değiştirmiş ve tahrip edilmiştir. Daha sonra Aydın Beyliği'ne bağlanan Menemen 1398 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı ülkesine katılmıştır. 1402 yılında Yıldırım Beyazıt, Ankara Savaşında Timurlenk'e yenilince Timurlenk, Anadolu Beyliklerine bağımsızlıklarını geri vermiştir. 1425 yılında ll. Murat, Menemen'i kesin olarak Osmanlılara bağlamıştır.
        
1850 yılında eyalet merkezinin Aydın'dan İzmir'e nakledilmesi üzerine Menemen Manisa'dan ayrılarak İzmir'e bağlanmıştır. 
        479 yıl Osmanlı idaresinde kalan Menemen l7 Mayıs 1919 yılında Yunanlıların işgaline uğramıştır. Kaymakam Kemal Bey' i şehit eden Yunanlılar Menemen'de 3 yıl 3 ay 16 gün kalmışlardır. 9 Eylül 1922 de Fahrettin Paşa komutasındaki Türk Süvari Birliği Ordusu Menemen'i Yunanlılardan kurtarmıştır. 9 Eylül, Menemen'in Kurtuluş Günü olmuştur. 
        23 Aralık 1930 da Derviş Mehmet ve arkadaşları tarafından irticai ayaklanma olmuş, Asteğmen Kubilay ve Hasan - Şevki isimlerinde iki bekçi şehit edilmiştir. 

MENEMEN ADININ NEREDEN GELDİĞİ 


Bu konuda kesin kanıt olmakla birlikte birtakım rivayetler ortaya atılmıştır. 

1-) Pers Krallığı sırasında övünmeyi seven Pers Kralına bu şehri kimin aldığı sorulduğunda "men,men" diye yanıt verir. Farsça'da "men", "ben" zamirinin karşılığıdır. Bu deyiş sonradan Menemen olur. 
2-) Bergama Kralı Eumen, şehre kendi adını vermiş, sonradan bu Menemen şekline dönüşmüştür. 
3-) Bizans egemenliği sırasında "maino-menau" adının verildiği, bu deyişin zamanla değişerek bugünkü şeklini alarak Menemen olmuştur.


İLÇENİN KONUMUİzmir İline bağlı olup, 35 km mesafededir. Menemen, 27,4 derece boylam ve 38,35 derece enlemdedir. Doğusu Manisa İli, batısı Foça İlçesi ve Ege Denizi, Kuzeyi Aliağa İlçesi, Güneyi Çiğli İlçesi ile çevrilidir. Deniz seviyesinden yüksekliği ortalama 20 m dir. YÜZÖLÇÜMÜ : 655 km2 (yaklaşık olarak) Not: Daha önce 665 km2 olan yüzölçümü Harmandalı Beldesinin 29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinden sonra Çiğli İlçesine bağlanması ile yaklaşık olarak 10 km2 eksilmiştir.


YÜZEY ŞEKİLLERİDoğu ve Kuzeydoğuda Dumanlı Dağlar, Güney ve Güneydoğuda Yamanlar Dağı ile çevrilmiştir. Ancak eskiden tek parça olan hatla Gediz Nehrinin açtığı vadi ile birbirinden ayrılmıştır.Bu nehrin doldurduğu delta ve ova ziraata elverişli olup, deniz seviyesindeki yerlerde tuzlu bataklıklar bulunmaktadır. Ovanın batısında bulunan Taşlı Tepe, Değirmendere, Üçtepeler gibi yükseklikler alüvyal zemin üzerinde dik yamaçlarla birer ada gibi yükselmektedir.

AKARSU VE GÖLLERİMenemen' den geçen Gediz Nehri, ilçenin hayat damarıdır. Bu nehrin oluşturduğu delta, Batı Anadolu'nun en büyük deltasıdır. Menemen Ovası, aşağı Gediz havzasında olup, doğuda Yamanlar Dağı, batıda Foça dağlık yöresiyle çevrelenmiştir.

İKLİMİMenemen iklim etmenleri bakımından üniformdur. Akdeniz iklimi karakterini taşır, yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve yağışlıdır.Yıllık yağış ortalaması 616 mm, yıllık sıcaklık ortalaması 19 0C' dir. İklim özelliklerinden, ova topraklarının tümü derin yapıda ve genelde de orta-ağır bünyeli alüvyaldir. Menemen ovasını kat ederek Foça İlçesinin güneyinden denize dökülen Gediz Nehri üzerine kurulan Emiralem Regülatörü ve sulama şebekesi vasıtasıyla ova tamamen sulu tarım yapmaya elverişli saha haline gelmiştir. Yamanlar dağı üzerinde Karagöl Mevkiinde memba suyu niteliğinde birçok kaynak suyu bulunmaktadır.

Tarihi Yerleri

Cezayirli (Çerkez) Camii

Menemen'de Kasımpaşa mahallesinde yer alan camii, halk arasında Çerkez Camii olarak da bilinmektedir. Kesin inşaa tarihi bilinmeyen yapının abdest musluklarının üst kısımdaki tamir kitabesinde Cezayirli Mehmet Hoca tarafından 1152/1730-40 tarihinde camiinin tamir edildiği ve ayrıca, yine dışta buradaki bir çeşmeye ait olup prtadan kırılmış başka bir kitabede de Sultan Cezayirli Mehmed Hoca'nın 1156/1743 tarihinde buradaki çeşmeyi yaptırdığı yazılır.

Çınarlı Camii


Menemen'de tülbentli mahallesinde yer alan muhtemelen adını avlusundaki Çınar ağaçlarından alan yapı halk arasında da resmiyette de Çınarlı Camii olarak tanınmaktadır. Ne zaman inşaa edildiği bilinmemektedir. Avlunun güneybatı köşesinde yer alan 2 cepheli olarak yapılmış olan çeşmenin üstünde bulunan 2 kitabede1275/1858-59 tarihi bulunmaktadır. Her ne kadar bu kitabeler doğrudan çeşme ile alakalı görünseler de ihtiva ettikleri tarih, camiinin malzeme, teknik ve süslemelerini de uygun düşmektedir. Zaten çeşmenin batı yüzündeki kitabe de Çelebizade el-Hac Mehmed Ağa'nın 1275/1858-59 senesinde çeşmeyi ihya ettiğini belirtirken, güney taraftaki aynı tarihli kitabe de ise Çelebizade el-Hac Mehmed Ağa'nın metevelli olarak yapıyı bina eylediği yazılıdır. Bu nedenle kitabelerin sadece çeşmeye ait değil aynı zamanda camiininde inşaasına ait olabileceği düşünülmektedir.
Ermeni Kilisesi

Geçmişte Menemen'deki Ermeni cemaate hizmet veren kilise halen boş olarak duruyor. Esatpaşa mahallesi'ndeki Ermeni Kilisesi 1908-1922 yıllarında kullanıldıktan sonra bir süre askeriye deposu olarak hizmet vermiştir. Ermeni kilisesi bir dönemin simgelerini hala üzerinde taşıyor.

Gazez Camii


Evliya Çelebi'nin Gazzaz Camii olarak zikrettiği bu yapı Menemen'de halkın Ahıdır dediği Ahi Hıdır Mahallesinde, belediye binasının karşısındadır. Giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesinden 983/1575-76 yılında Mustafa Bin Mahmud tarafından inşaa ettirildiği anlaşılmaktadır.




Oldukça mütevazı olan yapının kesme taş konstrüksiyonlu harim giriş kapısının bir bordür gibi çevreleyen kemerin ön yüzü yatay olarak dış bükey silmelerle profillendirilmiş ve son derce dekoratif bir görünüm almıştır. Osmanlı döneminde hemen hemen hiç karşılaşılmayan bu tür kemerlerin en erkene örneği Konya Aladdin Camii avlusundaki Anonim Kümbet'te görülmektedir. (13.yy ilk çeyreği)

Kasımpaşa Camii ve Türbesi


Kasımpaşa mahallesi, türbe sokakta yer alan şimdi tamamı ile yenilenmiş Kasımpaşa Camii'nin güneydoğu kenarındadır. Bir rivayete göre türbede Kasım Paşa ve oğlu bulunmaktadır. Başka bir rivayete göre de türbede Kasım Paşa'nın 1407 yılında Girit Savaşında üstün başarı gösteren bir askeri için yaptırdığı söylenmektedir. Daha önceleri Kasımpaşa Camisine bitişik olarak yapılmış olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Türbenin giriş kapısının üzerinde bulunan ve net olarak okunamayan kitabesinde 1406 senesinde, Abdullah oğlu Ali Ağa tarafından yaptırılmış olduğu sanılmaktadır.

Hristiyan Kilisesi


Kurtuluş Savaş'ından önce Menemen'deki Hıristiyan Rumların ibadet için kullandıkları kilise halen dimdik ayaktadır. Camikebir mahallesinde bir süre tuz fabrikası olarak kullanılan bu tarihi bina şimdi Belediye Fen İşleri'nin deposu olarak hizmet vermektedir.

Larissa


Menemen'in kuzeyinde Gediz Nehri'ne 2 km uzaklıkta Buruncuk Köyü'nün üst kısmındaki dağ üzerinde kurulu bir kenttir. Cilalı taş devrinden kaldığı sanılmaktadır. İ.Ö. VIII. yy sonlarına doğru Bizans egemenliğine girmiştir. Belli aralıklarla yapılan kazılarda, surlarla çevrili ve Bizans öncesinden kalma kent kalıntısı ortaya çıkmıştır. Şehrin bir çok bölgesinde su sarkaçları ve dehlizler mevcuttur. Larissa'dan Görece kalesine yer altı tünelinin olduğu rivayet edilir. Şehrin büyük bir kısmı toprak ve kayalarla örtülüdür. Özellikle tepeye giden 1km'lik taş yolu görülmeye değerdir.

Mahkeme Camii


Menemen'de pazarbaşı mahallesindedir. Halk arasında Mehmet Paşa Camii ve Çivili Camii adlarıyla da tanınır. Kesin inşaa tarihi bilinmemekle beraber 17. yy'da Menemen'i ziyareteden Evliya Çelebi, camii ile ilgili ilk bilgileri vermekte ve adını da "Mahkeme Camii" olarak geçmekte oluğunu yazmıştır. Camii avlusuna açılan batı girişinin 1275/1858-59 tarihli ve güneydoğu kenarında açılan giriş üzerinde de 1324/1906 tarihli, birer tamir kitabesi bulunmaktadır.

Mühürlü Sultan (Kız Veli) Türbesi


Menemen'de Pazarbaşı mahallesinde İlçe Müftülük binasının yanı başındadır. Halk arasında "Kız Veli", "Mühürlü Sultan" ve "Kadın Türbe" adlarıyla anılmaktadır. Halk arasında yatır olarak da tanınan ve türbenin Kırklardan Veli Kız'a ait olduğu rivayet edilmektedir. Giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesi kaybolduğundan yapan veya yaptıran belli değildir. 500 yıllık olduğu rivayet edilir.

Panaztepe Antik Şehri


Maltepe köyü sınırları içinde 1985 Temmuz ayında başlayan ilk kazı sonucunda burada MİKEN uygarlığına ait antik şehir kalıntıları bulunmuştur. Kalıntılar arasında liman ile mezarlık da ortaya çıkmıştır.




Bugüne kadar yapılan çeşitli bilimsel çalışmaların ortaya koyduğu neticelere göre M.Ö.2000 ve 3000 yıllarında bir ada olması gereken Panaztepe'de asıl yerleşim alanı, tepeyi güneyde yoğunlaştırarak bir yay gibi kuşatmaktadır. Deniz seviyesinin düşmesi ile, kara haline gelen ve Gediz Nehri'nin taşıdığı alüvyonlarla üzerine tamamen kapanan bu yerleşim alanındaki tabakalar yukarıdan başlayarak aşağı doğru sıralanacak olursa; bunlar yakın geçmişte ait bir köyün kalıntıları, Bizans dönemi kalıntıları, Genç Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı kalıntıları ve Eski Tunç Çağı'nın sonlarına ait kalıntılar şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda Panaztepe'nin Ege Bölgesi'ndeki antik yerleşim merkezlerinden EN ESKİSİ olduğu ortaya çıkmıştır. Kazı halen devam etmektedir.

Papazın Evi (İlk Askerlik Şubesi)


1903 yılında inşa edilen Menemen'in ilk askerlik şubesidir. Halen Camikebir mahallesinde bulunan ve ev olarak kullanılan tarihi bina tipik bir Türk evini yansıtıyor. Kapısından penceresine, bahçe duvarından çatı ve bodrum katına kadar bütün özellikleri korumuş. Ayakta kalabilen Menemen'in eski ve ender yapılarından biridir.


Taşhan


Türk İslam mimarisinin yaşanan örneklerinden bir olan TAŞHAN, yöremizde bulunan en önemli tarihi miraslarımızdandır. Ön cephe kapısında yer alan kitabesi kayıp olduğundan yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. TAŞHAN'ın yapımında görevlendirildiği söylenen, Taşhan bitişiğinde türbesi bulunan Şıh Kâmil'in yaşadığı dönem 1600'lü yıllara rastlamaktadır. Bu durmda Taşhan'ın Osmanlı padişahı I. Ahmet (1603-1617) yada Genç Osman (1618-1622) döneminde yapıldığı düşünülebilir. Saruhanlılar döneminde yapıldığı konusunda herhangi bir kaynak bulunamamıştır.




Taşhan kare planlı, simetrik girişli moloz taş ve tuğladan yapılmış iki katlı bir yapıdır. Ticaretin canlanması ile başlayan kent içi hanların ilk örneklerindendir. Üst katta 24 adet olan konaklama odaları bulunmaktadır. Kare şeklinde avlunun dört tarafında tabanları granit taş olan tuğla kemer ve çapraz tonozdan oluşan revaklar bulunmaktadır. Girişin sağında 13 basamaklı taş merdivenle yukarı çıkılır. Her odanın iki yada üç nişi, bir ocak, yuvarlak kemerli bir penceresi ve revaklara açılan kapısı vardır. Pencereler dikdörtgen taş söveli olup, dökme çapraz tonozlu üretimlidir. Bu tonozların büyük bir bölümü çökmüş durumdadır. Tüm cepheyi iki sıralı kirpi saçaklar kuşatır.













Taşhan, karşısında bulunan bedesten, mahkeme cami ve hamam ile bir külliye oluşturmaktadır. Manisa'dan gelen kervanların İzmir yada Foça'ya ulaşmalarında merkezi bir konumda olması, bir günlük mesafede yer alması, kervansaraylar da olduğu gibi bir konaklama ve ticaret merkezi oluşmuştur. Bu açıdan Menemen önemli bir ticaret kentiymiş. Taşhan 1997 yılında restore edilmeye başlamış ve halen restorasyonu devam etmektedir.

Temnos (Görece Kalesi)


Yıkıntılar Hasanlar ve Görece Köyleri hududunda görülmektedir. Roma İmparatorluğu döneminde büyük bir deprem geçirdiği tahmin edilmektedir. Temnos ünlü hatip Hermagaras'ın doğduğu yerdir. Ancak bugüne kadar burada resmi bir kazı yapılmamıştır.
Tezveren Şeyh Kamil Türbesi

Menemen'de Taşhan'ın hemen arkasındadır. Şeyh Kâmil'in Menemen'in fethi sırasında şehit olan ve orduya bayraktarlık yapan veli bir kişi olduğu rivayet edilir.

Kubilay(Mustafa Fehmi)

Kubilay 1906 yılında İzmir'de doğan Mustafa Fehmi, İzmir Öğretmen Okulunda okurken Kubilay adını aldı. Öğretmen olduktan sonra çeşitli yerlerde görev yaptı. 1929 yılında vatani görevini yapmak üzere askere alındı. Kubilay, Cumhuriyete, Atatürk İlke ve Devrimlerine yürekten bağlı bir Türk Genciydi. Devrimleri korumak uğruna şehit olduğunda henüz 24 yaşındaydı.
ŞEYH ESAT VE YANDAŞLARI
Olay. zamanın Nakşibendi tarikatının lideri Şeyh Esat ve yandaşları tarafından planlanmış ve Menemende uygulamaya konulmuştur. Şeyh Esat’ın Manisa’da Nakşibendi tarikatını yaymakla görevlendirdiği Laz İbrahim’in yönlendirdiği Manisa tarafından gelen, dördünün adı Mehmet ikisinin de Hasan olan yobazlar; 23 Aralık 1930 da sabah namazından sonra camiden aldıkları Yeşil Sancağı yola dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya çalışırlar. Katılmak istemeyenlere 70 bin kişilik bir Halife Ordusunun beklediğini ve onların öncü olduklarını belidirler. İstedikleri şeriattır. Karşı çıktıkları Cumhuriyettir, Atatürk ilke ve Devrimleridir.
BİZE KURŞUN İŞLEMEZ
Böylece tekbir getirerek sancağın etrafında dönmeye başlarlar. “Şapka giyen kafirdir, din elden gidiyor, saltanatı geri getireceğiz” diyerek bir isyan hareketi başlatmak isterler. Menemen’de yedek subay öğretmen olarak görev yapmakta olan Kubilay bu hareketi bastırmak için bir manga askerle olay yerine gelir. Askerlerin yanından ayrılarak tek başına yobazların arasına girip, sert bir davranışla teslim olmalarını ister. Yobazlardan biri ateş ederek Kubilay’ı yaralar. Karşıdan bunu gören askerler ateş açarlar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardır. Bu yüzden yobazlara tesir etmez. Böylece: "bize kurşun işlemiyor” diyerek halkı kandırmaya çalışırlar.
Kubilay'IN ÖLÜMÜ
Derviş Mehmet isimli yobaz yaralı olarak kaçmaya çalışan Kubilay’ı ensesinden bir bağ bıçağı ile keserek başını bayrak direğine asar. Bu sırada Şevki ve Hasan isimli mahalle bekçileri yobazlara ateş açarlar. Çıkan silahlı çatışmada gericilere ateş açan
bel vurularak öldürülürler. Olay, alaydan gelen takviye
birliklerince bastırılıp elebaşıları öldürülür. 30 Aralık’ta Bakanlar Kurulu Kararıyla Menemen, Manisa ve Balıkesir’de sıkıyönetim ilan edilir.
DİVANI HARP MAHKEMESİ
General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan Divan Harp Mahkemesinde 41 kişi suçlu görülerek çeşitli cezalara çarptırılır 36 sanık hakkında ise idam cezası verilir, Ölüm cezası verilenlerden bazıları yaşı küçük veya çok yaşlı olduğu için idam cezasından kurtulur. 28 kişi ise 3 Şubat 1931 de Menemen’de kurulan dar ağacında asılarak idam edilirler.
Görüldüğü gibi bu olay çok büyük bir kitle hareketi, bir toplu isyan değildir. Halkın büyük bir çoğunluğu olaylara hiç karışmamıştır. Karışan suçlular da yargılanarak en ağır cezalara çarptırılmışlardır. Zaten bu kişilerin büyük bir kısmı da Menemen’li değildir. Eylemi başlatanlar o sabah Menemen’e dışarıdan gelen kişilerdir.
GAZİ'NİN ORDUYA TAZİYE NAMESİ
Menemen’de ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında Zabit Vekili Kubilay Beyin vazife ifa ederken düçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kubilay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadisedir. Vatanı müdafaa için yetiştirilen; dahili her politika ve ihtilafın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.
Menemen’de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilanın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman Zabit Vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat cumhuriyete karşı bir suikast telâkki ettiği ve mütecasirlerle, müşevvikleri, ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu mes’eledeki vazifelerimizin icaba tını hassasiyetle ve hakkile yerine getirmeğe matuftur.
Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kubilay Bey, temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır. Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal
İSMET İNÖNÜ'NÜN MESAJI
“Kubilay devrim uğruna, vatan sevgisi ve bütünlüğü yolunda yalnız başına kuvvet hesabı yapmayan bir idealist vatanseverin örneğidir. Kubilay, millet yolunda canını her an fedaya hazır olan gelenekse Türk yaradılışının müstesna bir abidesidir.”
İsmet İnönü

Kubilay'ı anma günü 

Kubilay şehitliği ve Anıtı

23 ‎Aralık ‎2012 ‎Pazar





















0 yorum:

Yorum Gönder

 
 
 
Slayt (İZMİR RESİMLERİ)

İzmir haritası


taksi durakları

İZMİR TAKSİ DURAKLARI A B C Ç E
F G H I J
TELEFON NUMARALARIK L M N O
Aranan semtin ilk baş harfini işaretleÖ P R S Ş
BUL tıklatınT U Ü V Y
Z
İZMİR Alan kodu 232